GELECEĞİN SAĞLIK DÜNYASINDA BİZİ NELER BEKLİYOR ?

Geleceğin sağlık dünyasıGlobal refah düzeyinin artması, teknolojinin; özellikle bilişim ve iletişim teknolojilerinin hız, boyut ve menzil kapsamında gösterdiği çok hızlı gelişim, bunun genomik çalışmalara yansıması; 21. yüzyılda sağlıkta büyük bir transformasyonun gerçekleşeceğini, hastane ve doktor odaklı bir sağlık sisteminin birey (burada sadece hasta kavramından bahsetmiyorum) odaklı bir hale geleceğini ve “kişiselleşeceğini” gösteriyor. Kişiselleşen sağlık kavramı; sadece hasta olduğunda sağlık sistemine başvuran ve takip edilmeyen bireyden farklı olarak, kendi sağlığıyla ilgili sorumluluk alan, sağlıklı yaşamaya, hasta olmamaya özen gösteren, sağlık verilerini yanında taşıyan, gerektiğinde hastalığıyla ilgili verilerin 7/24 kontrol altında tutulduğu proaktif bir yaklaşımı betimliyor. Bu tanımla birlikte; internet (bilgiye ulaşımın kolaylaşması) ve sosyal medya sayesinde sağlığı ve hastalıkları konusunda daha fazla bilgilenen ve bilinçlenen bir toplumun daha kaliteli ve hızlı bir hizmet için geliştireceği talep, teknolojinin ve yeni işletme trendlerinin de buna vereceği cevap, geleceğin sağlık sistemini belirleyen göstergeler olarak karşımıza çıkacaktır.

Gelecekle ilgili uzgörülerde bulunmak her zaman zor olagelmiş, uzgörücüler çağlar boyunca pek fazla ciddiye alınmamış, çoğu zaman çoğunluk tarafından müstehzi bir gülümseme ile karşılanmıştır. Pozitif bir düşünce sistematiği olan Fütüristik çalışmalar, geleceği tahmin etmekten öte, megatrendleri gözlemleyerek hedeflenen geleceğin yaratılması için çaba göstermeyi, senaryolar üretmeyi ve hedeflenen/tercih edilen geleceğe ulaşma yolunda ciddi çalışmalar yapmayı gerektiren çokbilimli bir sistemdir. Teknolojik gelişmenin geçtiğimiz 30 senede sürekli yükselen ivmesini göz önüne alarak gelecekle ilgili gerçekçi uzgörülerde bulunmak olasıdır. Bu sayede bilimkurgu gibi görünen bir çok önermenin, çok uzun olmayan bir gelecekte gerçek bilim olduğunu gözlemleme şansına sahip olabiliriz. Bu yazıda, Sara O’Marberry gibi inovatif bir hastane mimarından, David Ellis ve James Rifkin gibi fütüristlerden de esintiler bulacaksınız.

Sağlığın geleceğini konuşurken aşağıdaki gelişmelerin lokomotif etkisi göz önünde bulundurulmalıdır;

-           Fotonik, biyolojik, moleküler, atomik ve kuantum bilişim mimarileri

-           Yapay zeka, sanal gerçeklik, robotik uygulamalar, nanoteknoloji

-           Ses tanıma uygulamaları, veri tabanı/veri madenciliği çalışmaları, akıllı kartlar

-           Genomik çalışmalar, kök hücre çalışmaları, suni organlar, suni ekstremiteler

-           Kontrollü sinir hücreleri üretimi, nöral çip implantları

-           Telesağlık, mobil sağlık uygulamaları

Teknolojik gelişmeler beraberinde her zaman organizasyonal (ve bireysel) gelişmeyi de gerektirir. Ne yazık ki beklenen bu paralel gelişme her zaman aynı anda gerçekleşmez. Aradaki fark büyüdükçe şu iki şey olabilir; Ya teknolojik değişim yavaşlar, ya da organizasyonal (ve de bireysel) ayak uydurma hızlanır. Sağlık sektöründe sağlıklı bir gelişme sağlamanın yolu ikincisinin gerçekleşmesine bağlıdır. Teknolojik gelişmeye ayak uydurmanın tek adresi ise doktor ve hasta değildir. Teknoloji ile birlikte değişen doktor – hasta ilişkisi; hemşireyi, resepsiyon görevlisini, Bakanlık yetkilisini, sağlık sigortası görevlisini, hastane Yönetim Kurulu üyesini, karar vericileri, geri ödeme sistemlerini ve hasta yakınlarını etkileyecek ve her biri arasında yeni ilişkiler gelişmesine sebep olacaktır.

Sağlık dünyasında yaşanan transformasyon, sisteme yeni oyuncuların da girmesine sebep olacaktır. Telefon operatörleri, çağrı merkezleri, mobil sağlık kuruluşları, sağlık sigorta firmaları, eczaneler, konuyla ilgili sivil toplum örgütleri; eskiye kıyasla çok daha etkin hizmet sunucuları olarak karşımıza çıkacaklardır.

Bilişim ve iletişim teknolojilerinde son 20 senede izlenen çok hızlı gelişme, hayatımızı hemen tüm alanlarda etkilemiş ve kolaylaştırmıştır. Ancak, ilaç sanayindeki gelişmeler, yeni teşhis metotları, tedavide kullanılan yüksek teknolojili cihazlar; 1930’larda 50 civarında olan ortalama yaşam süresini, 2000’li senelerde 70 yaş üzerine taşımıştır. 2050 senesinde doğan insanların rutin olarak 100 yaşına kadar sağlıklı bir yaşam sürmelerinin mümkün olacağı öngörülmektedir.

Uzun yaşam, ne yazık ki sağlık sistemi genelinde bir takım sorunları da beraberinde getirmiştir. Kronik hastalık görülme sıklığı artmış, bu hastalar, hastane ve sağlık sistemi üzerindeki yükü arttırmış, sağlık harcamaları baş edilemez düzeylere çıkmıştır. Sağlık personeli yetersizliği de tabloya eklenince sağlık sektöründe teknolojinin daha efektif kullanılmasının zorunlu olduğu belirgin olarak ortaya çıkmıştır.

Doğru kullanılan elektronik, bilişim ve iletişim teknolojileri sayesinde, sağlıkta verilen hizmet kalitesinin ve hizmete erişimin artırılması, verimliliğin artırılması, hasta ve çalışan memnuniyetinin iyileştirilmesi, tıbbi hataların azaltılması, iş süreçlerinin kısaltılması, maliyetlerin optimize edilmesi ve cironun artırılması mümkün olacaktır. Şu hususu önemle belirtmek isterim ki, tek başına yüksek teknolojinin kullanılması, sağlık kuruluşlarının maliyeti yüksek yeni teknolojilerle donatılması bu iyileştirmeleri sağlamamaktadır. Yeni teknolojiler beraberinde çok ciddi alışkanlık değişiklikleri, hatta iş yapış modeli değişikliklerini gerektirmektedir. Uyum süreci uzun ve maliyetli olmaktadır. İş süreçlerinin yeni teknolojilere eş zamanlı adaptasyonu, sürekli eğitim ve motivasyon, inovatif (yenilikci) düşünme yeteneğinin çalışanlara kazandırılması, uyum sürecinin hızlı ve sorunsuz aşılmasını sağlamakta, yukarıda bahsedilen yararların hayat geçirilmesini hızlandırmaktadır.

Teknolojideki gelişmeleri ön planda tutarak ve bahsedilecek uygulama modellerinden bazılarının deneme fazında sağlık kurumlarında uygulanmaya başlandığını hatırlatarak sağlığın gelecek yansımalarını 3 başlık altında ele almayı düşünüyorum;

1)         Kişisel Sağlık

2)         Gelecekte Hastaneler

3)         Tıpta Beklenen Gelişmeler

1. KİŞİSEL SAĞLIK

Özel sektörün – özellikle ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde – değişik formasyonlarda yaygınlaşacağı ve hastaların (ve sağlıklı kişilerin) müşteri olarak algılanacağı gelecekte, sağlık kişiselleşecektir. Kişiselleşmekten kasıt, bireylerin kendi sağlıklarından daha fazla sorumluluk almaları, sağlıklarını korumada ve hastalıkları ile başa çıkmada kendi inisiyatiflerini kullanabilme yeteneğini kazanmalarıdır. Sağlığın kişiselleşmesi 3 değişik uygulama modelini gündeme getirecektir;

1.         Kronik Hastalık Yönetimi;

Nüfus yaşlandıkça artmakta olan kronik hastalıklarla baş etmenin önemli bir yolu, hastaları evde ve iş yerlerinde kontrol altında tutarak hem yaşam kalitelerini artırmak, hem de işgücü kayıplarını azaltmaktır. Bu iş için  geliştirilmiş, kolay kullanımlı özel bilgisayarlar ve aynı dili konuşan, ölçtüğü hayati verileri değişik iletişim teknolojileri ile bu bilgisayarlara gönderen ufak form faktörlere sahip tıbbi cihazlar sayesinde “teknolojik evde bakım” mümkün olacaktır. Taşınabilir, dokunmatik ekran, sesli komut yazılımları olan, yaşlı ve engellilerin kolayca kullanabileceği, her türlü kişisel tıbbi cihazın verilerini alacak ve doktora gönderecek şekilde tasarlanmış, içinde eğitim programları, videoları barındıran, üstün telekonferans yetkinliği olan cihazlar gelecekte evde bakımda yaygın olarak kullanılacaklardır. 2006 senesinde kurulmuş olan “Continua” çalışma grubu, kendisine üye 280’i aşkın firma ile birlikte kişisel sağlıkta kullanılacak ürünler tasarlamakta ve üretmektedir.

2.         Bağımsız Yaşama;

65 yaş üstü, belli motor fonksiyonlarını yitirmiş yaşlı nüfus ile engellilerin yaşam kalitelerini ve bağımsızlıklarını korumalarına yönelik olarak bilişim ve iletişim teknolojilerinin, sensörlerin ve erken uyarı sistemlerinin kullanılması, önümüzdeki dönemde yaygın olarak kullanılacak yöntemlerdendir. Bu tür hastalara hizmet verecek hemşireler ve doktorlar, ellerinde mobil bilgisayarlarla iş yükleri azami ölçüde kolaylaştırılmış şekilde hizmet vereceklerdir. Akıllı televizyonlar (IPTV) akıllı telefonlar ve tabletler yaygın olarak bu amaçla kullanılacatır.

3.         Wellness (İyilik halinin sürdürülmesi)

Diğer yandan, sağlıklı ve genç nüfus ise, sağlıklarını korumak, zindeliklerini, formlarını ve güzelliklerini devam ettirmek adına, özel geliştirilmiş bilişim ve iletişim aygıtlarını gelecekte sık olarak kullanacaklardır.

Her türlü iletişim araçları (akıllı telefonlar, IPTV, tablet, vs…), form değiştirmiş, kolay taşınır küçük bilgisayarlar, internet, sağlık portalleri, bunlar için geliştirilmiş aplikasyonlar ve uygulama modelleri kişisel sağlıkta yaygın olarak kullanılacaktır. Sadece iPhone/iPad kullanımı için  18,000 üzerinde sağlık uygulaması bulunmaktadır. Hastalıklara yönelik, kolay kullanılır, taşınabilir tıbbi cihazlar, hastaların tıbbi verilerini nerede olurlarsa olsunlar ölçmelerini ve tek tuşa basarak internet aracılığı ile doktorlarına göndermelerini sağlayacaktır. Saat, kolye, atlet gibi giyilebilir sensörler kesintisiz hayati veri gönderilmesinde kullanılacaktır. İnternet ve sağlık portalleri ise; sağlık bilgilerine erişim, destek grupları, randevu, hasta bilgilerinin transferi, e-ticaret, vs… amaçlı olarak çok yaygın kullanılacaktır.

2. GELECEKTE HASTANELER

Teknolojideki gelişmeler, hastanelerde de operasyonel anlamda ve uygulama modellerinde birçok değişikliği gündeme getirecektir. Geleceğin hastanesi daha çok ‘entegre dijital’ bir yapıya kavuşacaktır. Bu da kültürel açıdan rollerin değişmesine, profesyonelleşmeye ve otelcilik özelliklerinin artmasına sebep olacaktır.

Yönetim ve Personel

Hastaneler; finansman, teknoloji, otelcilik/ağırlama ve işletme yönetimi konusunda uzmanlaşmış – profesyonel işletmeciler tarafından yönetilecektir. Dijitalleşen ortamdan daha etkin yararlanabilmek için eğitim sistemine mutlaka bilişim ve tıp bilişimi konuları eklenecek, doktor ve hemşireler tıp dışında da uzmanlaşma alanları bulacaklardır. Bilgisayarcı doktorlar, teknisyen hemşireler, hukukçu doktorlar, vs… geleceğin dünyasında sıkça göreceğimiz meslekler olacak. Hastaneler, aynı ticari işletmelerde olduğu gibi kendi içinde kar merkezleri şeklinde yönetilecek, kanıta dayalı performans, stok kontrolü gibi konular önem arzedecektir. Gelecek; hastanelerde ölçüm kriterlerinin önem kazandığı, somut ölçümlerin performansa yansıyacağı, sürekli bir yenileşme ve iyişeştirme sürecinin yaşanacağı ve elde edilen ölçüm sonuçlarının karar destek için kullanılacağı bir dünya sunacak bizlere…

Mimari

Sağıkla ilgili hastane mimarisi trendlerinden bahsetmek gerekirse;

-                      “Healing”(İyilik halinin yaygınlaştırılması) konseptinin ön plana çıkması ile birlikte, hasta yakınının hastayla birlikte olması, temas etmesi, konuşması destekleniyor.  Hasta odalarını tasarımlarken hasta yakını için bir mahal eklenmesi yaygınlaşıyor. Bunun nedeni; odada sevilen/güvenilen birinin varlığının iyileşme sürecini hızlandırdığının araştırmalarla ortaya konmuş olmasıdır.

-                      Acil servislerin, yeni uygulamalarda hastanenin ön kapısı olması tasarlanıyor. Yeni hastane tasarımlarında acil servis alanları çok büyüyor ve tüm teknolojiyle donatılıyor.

-                      Universal ameliyathaneler yaygınlaşacak. MR ve tomografi gibi ağır cihazlar hareketli platformlar üzerinden ameliyathaneye sokulacak ve operasyon anında ameliyat masasında çekim yapılabilecek.

-                      Hastanelerde akıllı bina uygulaması rutinleşecek.

-                      Hastaneler mekanda kullanılacak renklerden, seçilecek halısına kadar hastanın iyileşme sürecine etkisi ve hastane çalışanın memnuniyeti göz önüne alınarak donatılacak.

Teknoloji

Bilişim ve İletişim teknolojilerinin gelişmesine paralel olarak hastaneler gittikçe dijitalleşecek. Yeni uygulama modelleri ve çalışma şekilleri ortaya çıkacak;

-                      Özel üretilmiş mobil bilgisayarlar ve güçlü kablosuz iletişim teknolojileri sayesinde hastane çalışanları veriye hastanenin her yerinde ulaşabilecekler ve hasta başında veri girebilecekler. Bu uygulama, tıbbi hataların azalmasını ve iş süreçlerini kısalmasını sağlayacaktır.

-                      Barkod ve RFID uygulamaları hızlı kimlik tanımlama, hızlı karşılaştırma yapma (kan-hasta, anne-bebek), cihaz-hasta-personel takip özellikleri ile tıbbi hataları önleme ve iş süreçlerini hızlandırma amacıyla sıklıkla kullanılacaktır.

-                      Güçlü hastane bilgi sistemleri ve PACS (görüntülerin dijital olarak alındığı ve saklandığı sistemler) sayesinde regülatif gereklilikler dışında filmsiz ve kağıtsız hastanelere geçiş gerçekleşecektir.

-                      eReçete, eİmza gibi uygulamalar hastane işlemlerinde yaygınlaşacaktır.

-                      Robotik uygulamalar yaygınlaşacaktır. İlaç dağıtımından cerrahi bazı prosedürlere kadar robotlar hastane yaşamında kullanılacaktır.

-                      Ayaktan veya yatan her hastanın tüm tıbbi verileri “Elektronik hasta kaydı” olarak toplanacaktır. Bu veriler, geçmişte uygulanan prosedürleri, tedavileri, istenen teknikleri ve yapılan tanıları kronolojik olarak bilgi halinde doktora açılacak, doktorun çok daha ciddi ayırıcı tanı yapmasına, daha fazla bilgiyle karar vermesine sebep olacaktır. Kanıta dayalı tıp, gelecekte önlenebilir tıbbi hatalardan arınmamız için  etkili bir platform teşkil edecektir.

 

3. TIPTA BEKLENEN GELİŞMELER

 

Tıpta Yakın Gelecek Trendleri; (2030 senesine kadar)

-                      Sağlık sektöründe çalışan pek çok beyaz yakalı çalışanın hatta doktor ve hemşirenin işlevini görebilecek yapay zekalar üretilecek, (Bu durum hiç bir zaman doktor ve hemşirenin önemini azaltmayacaktır)

-                      Nanoteknolojik üretim süreçleri sayesinde, vücuda uygulandığında medikal ve cerrahi amaçlı kullanılacak otomatik cihazlar üretilecek,

-                      Robotlar bizlerden daha iyi görme, duyma, koku alma ve dokunarak hissetme kabiliyetlerine haiz olacaklar ve bizim duyumsayamadığımız elektromanyetik ve kimyasal spektrum aralıklarına erişebilecekler.

-                      Uzun yaşam ilaçları moda olacak, Bu ilaçlar, kullananlara daha aktif, daha sağlıklı ve daha üretken bir yaşam sunacaklar. 100 yaşına kadar sağlıklı yaşamak normal kabul edilecek. Bu ilaçlar, daha çok zenginlere yönelik olacağından etik problemleri de beraberinde getirecek,

-                      Kişisel DNA profillerinin haritalarının çıkarılması ve bu bilginin hastalıklardan korunma amacıyla kullanılması ilaç sanayini değiştirecek, önleyici ilaçların yaygınlaşmasını sağlayacak,

-                      Biyoteknoloji, kök hücre ve genomik ilaçların yaygınlaşması, insan zekasını da artıracak,

-                      Süper bilgisayarlar, yapay zeka ve gelişmiş tıbbi bilgi teknolojileri, insanların yaşam kalitesini artırmada doktorların becerilerini maksimum düzeye çıkaracak,

-                      Kişiselleştirilmiş DNA diyetleri, insanlara hangi besinlerin sağlıklarını koruyacağını ve hastalıkları önleyeceğini öğreteceğinden uzun yaşamı tetikleyecek,

-                      Genetik aşılar ve düzenleyici DNA cerrahileri gibi yaşam uzatıcı uygulamalar, akıllı ilaçlar ve nöromedikal cihazlar; sağlığın korunmasını, zekanın gelişmesini ve güzelliğin sürdürülebilmesini sağlayacaktır.

 

Tıpta Uzak Gelecek Trendleri; (2030 senesi sonrası)

-                      Holografik Projeksiyon; Gerçek boyutlarda, transparan holografik hasta görüntüleri kullanılmaya başlayacak. Fiziki mekanlarda veya online sanal ortamlarda doktorlar bu 3 boyutlu görüntüler üzerinden teşhis koyacak ve uzak mesafedeki meslektaşları ile hastanın durumunu tartışabileceklerdir.

-                      Tamamlayıcı Gerçeklik; Özel gözlük takmış doktorların ameliyat esnasında sanal görüntüler üzerinde vücüt içini görmeleri sağlayacak bir teknik.

-                      Robotik Cerrahi;  Uzaktaki bir cerrah tarafından yönetilen robotlarla veya önceden programlanmış ve doktor tarafından monitörize edilen robotlarla ameliyat yapmak yaygınlaşacaktır.

-                      Nöral cihazlar; Nöro-yenilikler, direkt beyine erişim sağlayıp, zeka, kabiliyet ve hafızanın artırılmasını sağlayacaktır.

-                      Kök hücre sentetik dokuları ve organ oluşturma; Organ nakli için organ ve dokuların inkübatörlerde yaratılması

-                      Nörogenerasyon; omurilik, sinir ve beyin hücrelerinin geliştirmesi

-                      Tedavi amaçlı klon bankaları; hastalıklı organların değiştirilmesi için ve ömrün uzatılması için yeni organ oluşturmaya yönelik hücre depolanması

-                      Ömür Uzatma tatilleri

-                      Gen Bankaları

SONUÇ

Teknoloji, tıpta ve sağlık uygulamalarında bugün hayal bile edemeyeceğimiz gelişmeleri hizmetimize sunacaktır. Damar içinde çalışacak uzaktan yönetilen nanorobotlar, akıllı ilaçlar, kemik zamkları, hareket eden ameliyathaneler, ön büro robotları önümüzdeki birkaç dekatta hayal olmaktan çıkacaktır.

Dikkat edilmesi gereken, teknolojiyi adapte ederken alt yapının doğru oluşturulması, ihtıyaç duyulan teknolojiye yatırım yapılması ve teknolojiyi kullanacak personele güçlü ve sürekli eğitimin verilmesidir. Değişimin aynı zamanda alışkanlıklarımızda ve yaşam biçimimizde değişiklik talep ettiğini unutmamalıyız.

Sağlıklı geleceklere…

Bu yazı Dijital Hastane, Fütürizm, Kişisel Sağlık, Mobil Sağlık kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>